Skip to content
akaturk Academic measurement

Article detail · 2025

Klasik Kozmoloji Anlayışının Osmanlı Edebiyatına Yansıması: Firdevsî’nin Süleymannâme-i Kebîr’inde Kozmik Unsurlar

Journal

Burdur İlahiyat Dergisi

ISSN 2980-2407

YÖKSİS OpenAlex Open access · diamond Citations 1 Top 10% Percentile 98.1% FWCI 9.03
Year
2025
Type
article

Data source split

  • YÖKSİS YÖKSİS article record
  • YÖKSİS venue Burdur İlahiyat Dergisi
  • OpenAlex OpenAlex enrichment (abstract, citations, topics)

Abstract

Turkish

Dîvân edebiyatı olarak bilinen klasik Türk edebiyatı, son derece zengin bir kültürün ürünlerini içermektedir. Edebî eserlerde o dönemin farklı anlayış, inanç ve gelenekleri ile bilimsel özelliklerini görmek mümkündür. Bu özelliklerden biri de kozmik unsurlardır. Klasik ve halk şiirinde bu unsurlar farklı biçimlerde ele alınmıştır. Klasik şiir içerisindeki yerlerini birkaç grup altında incelemek mümkündür. İlk grupta yer alan Mihr ü Mah ile Mihr ü Müşteri vb.eserlerde Mah, Mihr ve Müşterî, mesnevilerin kahramanlarının isimleri olarak yer almakta ve başka gezegenler gibi ikinci derecedeki kahramanların sembollerini temsil etmektedir. Ayrıca, kozmik unsurlar Miracnameler ve mevlit gibi müstakil eserlerde işlenmekte ve bazı mesnevilerin giriş bölümlerinde görülmektedir. Dolayısıyla Türk edebiyatının her sahasını etkisi altına alan bu unsurlar türkülerden destanlara, bilmecelerden, türkülere, ninnilerden atasözleri ve deyimlere bütün nazım türlerinin zemininde yer bulmuştur. İnsanlar, tarih boyunca gökyüzüne ve yıldızlara ilgi göstererek bu konularda araştırmalar yapmış ve değerli eserler kaleme almışlardır. Kozmik âlem, hayatın hep içinde olan, insan hayatını ilgilendiren bir mesele ve hemen her ilim dalının bir biçimde temasta olduğu bir mevzu olmuştur. Batı’da yer merkezli eski Batlamyus (Ptolemaios) astronomisinden güneş-gün merkezli Kopernik astronomisine 16. yüzyılda geçilirken, bu vakıa Osmanlı’da 19. yüzyılda mümkün olabilmiştir. Bu sebeple klasik Türk edebiyatında kozmik âleme dayalı değiniler tamamen yer merkezli evren anlayışı içinde devam ettirilmiş, dîvân şairleri kozmik unsurları eserlerinde bu kabul çerçevesinde sıkça kullanmışlardır. Firdevsî-i Rûmî, edebiyat ve bilim tarihine önemli katkılarda bulunmuş bir isimdir. Özellikle 15. asrın sonları ile 16. yüzyılın ilk çeyreğinde yazılmış olan Süleymannâme-i Kebîr adlı eseri halk bilimi, tarih ve astronomi gibi birçok alanda değerli bir kaynak niteliğindedir. Firdevsî, çağının ansiklopedisti olarak bilgi birikimini okuyucularıyla paylaşmayı amaçlayan önemli bir şahsiyetdir. Bu eseri yazmak için yaklaşık elli yılını harcayan Firdevsî, tasavvuf, edebiyat, ahlak, astronomi, tıp, menkabe, hadis, felsefe, geometri ve mitoloji gibi çeşitli disiplinleri destansı ve mitolojik bir üslupla işlemiştir. Bunun yanında müellif, adı geçen eserinde kozmik temaları geleneğe uygun olarak geniş yer vermiştir. Bu çalışmada, Firdevsî-i Rûmî’nin "Süleymannâme-i Kebîr" adlı eserin 36. ve 37. ciltleri incelenmiş ve kozmik temaların nasıl kullanıldığı ve şiire nasıl temas ettiği üzerinde durulmuştur.Firdevsi, edebiyat ve bilim tarihine önemli katkılarda bulunmuş bir isimdir. Özellikle 15. yüzyıl sonları ile 16. yüzyıl başlarına ait olan "Süleymân-nâme-i Kebîr" adlı eseri halk bilimi, tarih ve astronomi gibi birçok alanda değerli bir kaynak niteliğindedir. Firdevsi, çağının ansiklopedisti olarak bilgi birikimini okuyucularıyla paylaşmayı amaçlayan önemli bir figürdür. Bu eseri yazmak için yaklaşık elli yılını harcayan Firdevsi, menkabe, hadis, tasavvuf, ahlak, edebiyat, felsefe, geometri, tıp, astronomi ve mitoloji gibi çeşitli disiplinleri destansı ve mitolojik bir üslupla işlemiştir. İnsanlar, tarih boyunca gökyüzüne ve yıldızlara ilgi göstererek bu konularda araştırmalar yapmış ve değerli eserler kaleme almışlardır. Kozmik âlem, hayatın hep içinde olan, insan hayatını ilgilendiren bir mesele ve hemen her ilim dalının bir biçimde temasta olduğu bir mevzu olmuştur. Batı’da yer merkezli eski Batlamyus (Ptolemaios) astronomisinden güneş-gün merkezli Kopernik astronomisine 16. yüzyılda geçilirken, bu vakıa Osmanlı’da 19. yüzyılda mümkün olabilmiştir. Bu sebeple Klasik Türk Edebiyatında kozmik âleme dayalı değiniler tamamen yer merkezli evren anlayışı içinde devam ettirilmiş,dîvân şairleri kozmik unsurları eserlerinde bu kabul çerçevesinde sıkça kullanmışlardır. Firdevsi de, "Süleymân-nâme-i Kebîr" adlı eserinde kozmik temalara yer vererek bu geleneği sürdürmüştür. Bu çalışmada, Firdevsî-i Rûmî’nin "Süleymân-nâme-i Kebîr" adlı eserin 36. ve 37. ciltleri incelenmiş ve kozmik temaların nasıl kullanıldığı ve şiire nasıl temas ettiği üzerinde durulmuştur.

Topics

  • Turkish Literature and Culture
  • Families in Therapy and Culture
  • Cultural and Sociopolitical Studies

Primary topic Turkish Literature and Culture

Authors

  1. MEHMET ÜNAL UŞAK ÜNİVERSİTESİ