Skip to content
akaturk Academic measurement

Article detail · 2026

Metodolojik Bir Kategorileme Sorunu Olarak Din-Bilim Çatışması: Epistemolojik Sınır Analizi

Journal

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi

ISSN 1304-4524

YÖKSİS OpenAlex Open access · diamond TR Index Citations 0 Percentile 71.8% FWCI 0.0
Year
2026
Type
article

Data source split

  • YÖKSİS YÖKSİS article record
  • YÖKSİS venue Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
  • OpenAlex OpenAlex enrichment (abstract, citations, topics)

Abstract

Turkish

Bu çalışma; din, bilim ve akıl (rasyonalite) arasındaki karmaşık münasebeti anlaşılır kılmayı hedef edinmektedir. Araştırmamızda, moderniteyle birlikte geleneksel dindarlık tasavvurlarındaki yapısal kırılmaları ve kutsalın çağdaş dünyadaki ontolojik konumu bütüncül bir perspektifle analiz edilmektedir. Çalışmanın temel tezi, İslam düşünce geleneğinde dinin salt bir inanç objesi olmaktan ziyade, doğrudan insan aklını muhatap alması hasebiyle bir makullük zeminine de sahip olduğu savunulmaktadır. Bu bağlamda bilim, doğası gereği makullük ortak paydasını din ile paylaşsa da, modern bakış açısına göre bilimin, bilimcilik perspektifi ile epistemolojik alanı parsellemek istemesi farkına varılmış bir konudur. Bilimin istilacı bir perspektifle dini sahayı bir tehdit nesnesi olarak kabul etmesi, çalışmanın temel eleştiri odağını teşkil etmektedir. Makale, dinin değer üretme ve anlam kurgulama kapasitesinin sona erdiği yönündeki iddiaların empirik bir gerçeklik ve veri okuması değil, pozitivist dünya görüşüne dayalı seküler bir temenni olduğunu savunmaktadır. Din ve bilim arasında var olduğu iddia edilen epistemolojik ve ontolojik çatışmanın, aslında disiplinler arası bir metodolojik kategorileme hatasından kaynaklandığı vurgulanmaktadır. Zira söz konusu bu iki alanın sorduğu soruların mahiyeti ve yöneldiği hakikat katmanları, temelde farklılık arz etmektedir. Bu sebeple, bilimin dine epistemolojik bir bağlılık sunması beklenemeyeceği gibi dinin de bilimsel verilerle mutlak bir mutabakat zemini arama zorunluluğu hem akademik hem de ahlaki açıdan problemli bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir. Ancak modernitenin tek tipleştirici bilgi anlayışı nedeniyle, bu iki sistemin aslında birbirinin alternatifi olmayan, farklı gayelere hizmet eden tamamlayıcı yapılar olduğu gerçeği göz ardı edilmektedir. Din, bireyin varoluşsal krizlerine ve metafizik boşluklarına teleolojik çözümler sunarken; bilim, determinist nedenleri belirleyerek evreni insan lehine anlamayı ve dönüştürmeyi hedefleyen teknik bir işleyişi temsil etmektedir. Din, insanın evrendeki varlığını anlamlandırmak dâhil, insanı değerli kılacak varoluşsal gerekçeleri de içeren nihaî hakikati ararken; bilim, olgusal gerçekliğin işleyiş mekanizmasına odaklanmaktadır. Metodolojik olarak kavramsal analiz ve din fenomenolojisi perspektifini benimseyen bu çalışma; dinin kutsal kaynaktan beslenen, tümden gelimci ancak akli makullükle temellenen bilgisini, bilimin doğa merkezli tümevarımcı yaklaşımlarıyla mukayeseli bir şekilde ele almaktadır. Epistemolojik sınır analizi ve eleştirel teori vasıtasıyla, bilimsel verinin 'bilimcilik' üzerinden ideolojik bir indirgemeciliğe dönüştürülme süreci sorgulanmaktadır. Sonuç olarak makale; bilim ve dinin kendi epistemik sınırlarına sadık kalarak karşılıklı hegemonya taleplerinden vazgeçmeleri durumunda, insanlık için etik ve entelektüel açıdan tamamlayıcı bir değer üretebileceklerini öngörmektedir.

Topics

  • Islamic Thought and Society Studies
  • Study and Philosophy of Religion
  • Medieval and Classical Philosophy

Primary topic Islamic Thought and Society Studies

Authors

  1. BAYRAM ÇINAR NEVŞEHİR HACI BEKTAŞ VELİ ÜNİVERSİTESİ