Skip to content
akaturk Academic measurement

Article detail · 2024

Değişen Doğa Tasarımı ile Ahlâkî Söylemin Yeniden Kuruluşu Bağlamında Kant’ın Din(darlık) Tasavvuru

Temaşa Erciyes Üniversitesi Felsefe Bölümü Dergisi

YÖKSİS OpenAlex Open access · bronze TR Index Citations 0 Percentile 5.0% FWCI 0.0
Year
2024
ISSN
2148-371X
Type
article

Data source split

  • YÖKSİS YÖKSİS article record
  • OpenAlex OpenAlex enrichment (abstract, citations, topics)

Abstract

Turkish

Felsefe tarihi bir yönüyle filozofların Tanrı, Doğa ve İnsan arasında kurdukları ilişkilerin tarihidir. Yeni Çağ’da teleolojik fiziğin mekanik fizikle aşılması sonucunda bu üç kavram ve aralarındaki ilişkiler yeniden düzenlenerek, metafizik-etik alanın söylemi de yeniden kurgulanmıştır. Ahlâk alanına mevcut pek çok metafizik-etik sistemin ve dinlerin boyutlarını aşarak yaptığı felsefî müdahaleyle Immanuel Kant sadece aklı kullanma cesaretiyle ilâhî sayılan iyiliği insanî düzleme indirerek, hakikatin zeminini yeniden değiştirmiştir. Ahlâk alanını numenal düzeyde yeniden kurmaya çalışan Kant’ın bir ideal olarak insanın önüne koyduğu amaç, ona layık olabilmek için gösterilecek pratik çabayla ortaya çıkacağına duyulan inanç mesabesinde aklîdir. İnsan bu inanç doğrultusunda kendisini hep daha iyi bir varlığa dönüştürmek suretiyle en yüksek iyi’ye ulaşabileceğini umabilir. Bu umudun gerçekleşmesi için adil ve lütufkâr iradesiyle dünyanın mükemmel olan bir varlık tarafından düzenlendiği fikri haklılandırılabilirdir. Tanrı’nın ahlâkî davranışlar bakımından kabulü aynı zamanda dindar insanlar için bir zemin teşkil eder. Bu tasavvurda erdemli insan ile imanlı insan aynı kişidir. İyi olmak için Tanrı’nın bizim için yapacaklarına inanç beslemek yerine, O’nun bizim için yapacaklarına layık olmak için yapmak zorunda olduğumuz şeyleri yapmamız gerekir. Tanrı aynı zamanda kendilerini ahlâkî fâile dönüştürmeye çalışan kişiler arasında ortak yasalar altında/uğruna kurulan etik topluluğun kamusal yasakoyucusudur. Niyetlerini ahlâk yasasına tâbî kılarak kendini kötülük ile mücadeleye adayan ve güçlerini başkalarınınkiyle birleştirerek aklın sınırları dâhilinde bir din çatısı altında bir araya gelen insanların göstereceği sürekli çabaya bağlı olarak böyle bir toplumun gerçekleşebileceği umut edilebilirdir. Bu makale, tüm insanlığın ahlâken yetkinleşmesi ideali doğrultusunda müşterek bir amaç yaratmaya yönelik olması bakımından Kant’ın -doğumunun 300. yılında- umuduna hâlâ ihtiyaç olduğu kanaatini paylaşmaktadır.

Topics

  • Families in Therapy and Culture
  • Islamic Thought and Society Studies

Primary topic Families in Therapy and Culture

Authors

  1. MEHMET FATİH ELMAS
  2. AYŞE GÜL ÇIVGIN BARTIN ÜNİVERSİTESİ