h-index (Hirsch index), bir yazarın “h” adet makalesinin her birinin en az “h” kez atıf aldığını söyleyen metriktir. Örnek: h-index 10 ise, en az 10 atıf almış en az 10 makaleniz vardır. Tek bir çok atıflı makale h’yi tek başına uçurmaz; sürekli bir çekirdek performans ister. Bu yüzden hem üretkenliği hem etkiyi kaba da olsa özetler.
h-index veritabanına göre değişir: WoS, Scopus ve Google Scholar kapsama farkıyla farklı h üretebilir. Kariyer uzunluğu, alan atıf hızı ve ortak yazarlık normları karşılaştırmayı bozar. Erken kariyer araştırmacıları düşük h’ye mahkûm değildir; alan ortalaması ve yıl ile birlikte okunmalıdır. Bazı alanlar kitap ağırlıklıdır ve makale-h’si eksik kalır.
Türkiye’de bazı kadro ilanları veya kurum içi kriterler h-index eşiği koyabilir; kaynağı (Scopus/WoS/Scholar) yazmazlarsa belirsizlik doğar. Dosyada “Scopus h-index = … (tarih)” demek daha temizdir. g-index yüksek atıflı yıldız makaleleri daha çok ödüllendirir; i10-index yalnızca Scholar’da yaygındır.
h-index’i şişirmek için gereksiz bölümme (salami) veya atıf karteli etik dışıdır ve uzun vadede zararlıdır. ORCID ile profilleri birleştirmek, yayınların dağılmasını önleyerek h’nin yanlış düşük kalmasını engeller. Citation maddesi atıf birimini; FWCI makale düzeyini anlatır—h yazar özetidir.
Atıf sayısını raporlarken alanı, makale yaşını ve veritabanını yan yana koyun; böylece hem abartı hem haksız küçümseme riski azalır.
h-index’i alan medyanı ve akademik yaş ile birlikte okuyun; aksi halde farklı disiplinleri aynı çubukla ölçmüş olursunuz.
g-index’i h ile birlikte raporlamak, hem çekirdek üretkenliği hem üst kuyruk etkisini aynı bakışta gösterir.
Scholar i10’u güncel tutmak için mükerrer kayıtları birleştirin; aksi halde aynı makale birden sayılıp tabloyu bozabilir.