İçeriğe geç
akaturk Akademik ölçüm

Makale detayı · 2026

Nereye Gidiyorsun, Aida? (Quo Vadis, Aida?, 2020) Filminin Göstergebilimsel Analizi

Kronotop İletişim Dergisi

YÖKSİS OpenAlex Açık erişim · bronze Atıf 0 Yüzdelik 84.4% FWCI 0.0
Yıl
2026
ISSN
3023-7637
Tür
article

Veri kaynağı ayrımı

  • YÖKSİS YÖKSİS makale kaydı
  • OpenAlex OpenAlex zenginleştirmesi (özet, atıf, konular)

Özet

Türkçe

Sinema toplumsal olayların kitlelere iletilmesini kolaylaştıran, kolektif belleği inşa eden ve tarihsel gerçeklikleri yeniden üreten anlatı araçlarından biridir. Bu anlamda Yugoslavya’nın dağılma süreci ve Bosna İç Savaşı (1992-1995) Balkan coğrafyasının toplumsal hafızasında onarılması güç yaralar açmış, 1995 Srebrenitsa Soykırımı ise uluslararası sistemin çöktüğü acı bir örnek olarak tarihe geçmiştir. Jasmila Zbanic’in yönetmenliğini yaptığı Nereye Gidiyorsun, Aida? (Quo Vadis, Aida?, 2020) filmi de bu tarihsel travmayı Birleşmiş Milletler (BM) üssünde çevirmen olarak çalışan Aida karakterinin gözünden izleyiciye aktarmaktadır. Bu çalışmanın amacı söz konusu filmin görsel, işitsel ve anlatısal kodlarını göstergebilimsel bir yaklaşımla analiz ederek filmin derin yapısında yatan sosyolojik ve tarihsel anlamları ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden göstergebilimsel analiz ve sosyolojik film analizi tekniği kullanılarak film mekân, karakter, nesne ve toplumsal bellek kodları bağlamında incelenmiştir. Çözümleme sürecinde Ferdinand de Saussure, Charles Sanders Peirce ve Roland Barthes’ın göstergebilimsel yaklaşımlarının yanı sıra Laura Mulvey’in temsil etiği ve Paul Ricoeur’ün hafıza-unutuş kuramlarından yararlanılmıştır. Literatürde genellikle savaş filmlerinde orduların veya karargâhların kurtarılması anlatılırken bu filmde merkeze alınan bir kadının ailesini Sırp ordusuna teslim etmemek için verdiği mücadele ile alışılmış savaş anlatılarının dışına çıkılmaktadır. Analiz sonucunda BM’nin “koruyucu” mitinin filmde mavi kasklar ve kimlik kartları üzerinden nasıl yapıbozuma uğratıldığı ve Sırp askerlerinin eylemlerindeki teatralliğin sahte bir barış göstergesi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Sonuç olarak film parçalanan kolektif belleğin, “unutma”, “affetme” ve “yüzleşme” kavramları üzerinden sinemada nasıl yeniden inşa edildiğini ve savaş sonrası aynı topraklarda birlikte yaşama zorunluluğunu göstergebilimsel dille incelemektedir.

Konular

  • Media Discourse and Social Analysis
  • Diverse Cultural and Social Studies
  • Cultural and Sociopolitical Studies

Birincil konu Media Discourse and Social Analysis

Yazarlar

  1. ABDURRAHİM YALÇIN YOZGAT BOZOK ÜNİVERSİTESİ