İçeriğe geç
akaturk Akademik ölçüm

Makale detayı · 2024

Meme Kanserinde Neoadjuvan Kemoterapi Sonrası Klinik ve Radyolojik Bulguların Diagnostik Değerlendirilmesi

Batı Karadeniz Tıp Dergisi Medical Journal of Western Black Sea

YÖKSİS OpenAlex Açık erişim · diamond TR Index Atıf 0 Yüzdelik 11.4% FWCI 0.0
Yıl
2024
ISSN
2822-4302
Tür
article

Veri kaynağı ayrımı

  • YÖKSİS YÖKSİS makale kaydı
  • OpenAlex OpenAlex zenginleştirmesi (özet, atıf, konular)

Özet

Türkçe

Amaç: Bu çalışmadaki amacımız, meme biyopsisi ile tanı konulmuş malign kitlesi olan hastalarda neoadjuvan kemoterapi yanıtının değerlendirilmesi açısından PET/BT ve kontrastlı meme MRG’nin etkinliğini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Şubat 2017’den itibaren Zonguldak Bülent Ecevit Üniversite Hastanesi’ne başvurup tru-cut iğne veya otomatik kesici biyopsi tabancası ile meme kanseri tanısı alarak Radyoloji Anabilim dalında değerlendirilen hastalar retrospektif olarak tarandı. Çalışmaya aksiller lenf nodu diseksiyonu ve mastektomi yapılan, neoadjuvan kemoterapi alan, kemoterapi sonrası kontrastlı dinamik MRG, difüzyon ağırlıklı MRG ve tüm vücut PET/BT görüntüleri olan 48 hasta dahil edildi. Hastaların histopatolojik raporlarındaki tümör varlığı ve lenf nodu tutulumu altın standart olarak kabul edildi. Görüntüleme yöntemlerinde (dinamik kontrastlı MRG ve PET/BT) tümör varlığı ve lenf nodu görülmesi pozitif olarak kabul edildi ve altın standart olan patoloji sonuçları ile karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 51,08±12,21 yıl idi. Patolojik olarak hastaların %85,4’ünde rezidü tümör, %50,0’sinde ise lenf nodu tutulumu saptandı. MRG’de erken arteriyel (orta, hızlı) ve geç arterial (tip 2-3kontrast eğrisi) kontrastlanmaya göre tümör saptanan hasta sayısı 31 (%64,6) idi. PET/BT’de tümör saptanan hasta sayısı 22 (%45,8) idi. MRG’de lenf nodu tutulumu saptanan hasta sayısı 17 (%35,4), PET/BT’de lenf nodu tutulumu saptanan hasta sayısı 22 (%45,8) idi. Erken arterial (orta, hızlı) ve geç arterial (tip 2-3 kontrast eğrisi) kontrastlanmaya göre değerlendirilen MRG’nin tümör varlığını ön görmedeki duyarlılık, özgüllük, pozitif ve negatif prediktif değeri ve doğruluğu sırasıyla %65,8, %42,8, %87,1, %17,6, %62,5 iken, PET/BT’de ise sırasıyla %46,3, %57,1, %86,3, %15,3, %47,9 idi. MRG’nin lenf nodu tutulumunu öngörmedeki duyarlılık, özgüllük, pozitif ve negatif prediktif değeri ve doğruluğu sırasıyla %54,1, %83,3, %76,4, %64,5, %68,7 iken, bunlar PET/BT’de sırasıyla %29,1, %95,8, %87,5, %57,5, %62,5 idi. Sonuç: Neoadjuvan tedavi sonrası tümör yanıtını değerlendirmede, MRG’nin daha yüksek bir duyarlılığa ve PET/BT’nin daha yüksek bir özgüllüğe sahip olduğu bulunmuştur. Benzer olarak, lenf nodu tutulumunu belirlemede MRG’nin daha yüksek bir duyarlılığa ve PET/BT’nin ise daha yüksek bir özgüllüğe sahip olduğu bulunmuştur. Yalnızca neoadjuvan tedavi sonrası çekilirse, MRG ve PET/BT’nin her ikisinin de birlikte kullanılmasını öneriyoruz.

Konular

  • Cancer and Skin Lesions
  • Breast Lesions and Carcinomas
  • Nonmelanoma Skin Cancer Studies

Birincil konu Cancer and Skin Lesions

Yazarlar

  1. İSHAK YILDIZHAN
  2. BİLGİN KADRİ ARIBAŞ
  3. RABİYE USLU ERDEMİR ZONGULDAK BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ