İçeriğe geç
akaturk Akademik ölçüm

Makale detayı · 2026

Vadedilmiş Toprakların Kökenleri: Sümerlerden Yahudiliğe İlahi Vaadin İzleri

Dini Araştırmalar

YÖKSİS OpenAlex Açık erişim · diamond TR Index Atıf 0 Yüzdelik 72.7% FWCI 0.0
Yıl
2026
ISSN
1301-966X
Tür
article

Veri kaynağı ayrımı

  • YÖKSİS YÖKSİS makale kaydı
  • OpenAlex OpenAlex zenginleştirmesi (özet, atıf, konular)

Özet

Türkçe

Vadedilmiş Topraklar kavramı, Yahudi teolojisinde merkezi bir konuma sahiptir ve ilahi antlaşma ile kutsal bir coğrafyanın simgesi olarak kabul edilir. Bu makale Vadedilmiş Topraklar inancının kökenlerini araştırmakta ve bu kavramın, tarihin en eski medeniyetlerinden biri olan Sumerlilerin dünya görüşüne dayandığını öne sürmektedir. Sumerliler, toprakları tanrılar tarafından bahşedilmiş bir armağan olarak görmüş ve insan görevleri ile sıkı sıkıya bağlantılı bir şekilde ele almışlardır. Sumer metinlerinde tanrının krallara verdiği topraklar kraliyet ideolojisinin merkezinde yer almakta ve ilahi düzen ile insan sorumluluğunu birleştirmektedir.Yahudi teolojisindeki Vadedilmiş Topraklar kavramı, Tanah’ta ilk olarak Tanrı’nın İbrahim’e ve onun soyuna verdiği ilahi bir söz olarak görülür. Bu kavram, yalnızca fiziksel bir bölgeyi değil aynı zamanda Tanrı ile İsrailoğulları arasındaki antlaşmaya bağlı olan dini ve milli bir ideali de ifade eder. İlahi emirleri yerine getirmeleri koşuluyla, İsrailoğulları’na bu topraklarda refah ve bereket vaat edilir. Bu anlayış, Eski Mezopotamya’da toprakların ilahi bir emanet olarak görülmesi ile paralellik taşır.Makalede Eski Mezopotamya kraliyet ideolojisi ve Yahudi inancının temel unsurlarından Vadedilmiş Topraklar kavramı arasındaki benzerlikler ve ayrışan yönler incelenmektedir. Çalışmada bu iki topluma ait temel kaynaklar esas alınmıştır. Antik Yakın Doğu’daki toplumsal etkileşimlerin tarihsel dinamikleri değerlendirilmiş, Eski Mezopotamya toplumları ve İsrailoğulları arasındaki kültürel etkileşimin Yahudi inançlarındaki yansımaları üzerinde durulmuştur. Karşılaştırmalı analiz yoluyla, çalışma, insanlığın toprakları kutsallaştırma ve ilahi iradenin bir yansıması olarak görme eğilimini vurgulamaktadır. Bulgular, Yahudi inancındaki Vadedilmiş Topraklar kavramının, kendine özgü teolojik çerçevesine derinlemesine bağlı olmasına rağmen, Erken Sumer dönemine uzanan Eski Mezopotamya dini geleneklerinin izlerini de taşıdığını göstermektedir. Bu durum antik Yakın Doğu medeniyetlerinin birbirleriyle bağlantısını ve ortak sembolik motiflerini gözler önüne sermektedir.Vadedilmiş Topraklar, ilahi vaatleri insan sorumluluklarıyla ilişkilendiren hem teolojik hem de kültürel bir kavramdır. Bu inancın olası Sumer kökenlerini izlemek, kutsal toprak kavramının tarihsel gelişimine ve dini kimliklerin şekillenmesindeki rolüne dair yeni bakış açıları sunmaktadır. Bu tür bir keşif, yalnızca Yahudi teolojisine dair anlayışımızı derinleştirmekle kalmayıp, antik dünyadaki kültürel etkileşim ve aktarım süreçlerini de aydınlatmaktadır.

Konular

  • Islamic Thought and Society Studies
  • Eurasian Exchange Networks
  • Media Discourse and Social Analysis

Birincil konu Islamic Thought and Society Studies

Yazarlar

  1. MEHMET MUSTAFA ERKAL SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ
  2. HUZME GÜLEK GÜLTEKİN