İçeriğe geç
akaturk Akademik ölçüm

Makale detayı · 2022

Constant and Variable: Continuous Re-Creation in al-Juwaynī

Kader

YÖKSİS OpenAlex Açık erişim · diamond TR Index Atıf 0 Yüzdelik 9.5% FWCI 0.0
Yıl
2022
ISSN
2602-2710
Tür
article

Veri kaynağı ayrımı

  • YÖKSİS YÖKSİS makale kaydı
  • OpenAlex OpenAlex zenginleştirmesi (özet, atıf, konular)

Özet

Türkçe

Bu makalede, arazların ardışık iki zaman dilimi süresince devamlılıklarının olmadığı ve varlıklarının ikinci anında yeniden yaratıldıkları düşüncesi, Cüveynî’nin yaklaşımları çerçevesinde tahlil edilmektedir. Bu amaçla öncelikle sürekli yaratma teorisinin kelâmcıların düşünce sistemindeki yerine, ardından Cüveynî’nin sürekli yaratmaya ilişkin kabulünün ilâhî müdahalenin etkinliği ve âlem anlayışı açısından sonuçlarına temas edilmektedir. Sürekli yeniden yaratma (teceddüd-i ems̱âl), arazların anbean yok olup benzerleriyle yeniden yaratılmaları şeklinde ele alınan bir anlayıştır. Bu anlayış çerçevesinde kelâmcılar, evrendeki süreklilik ve değişim ile birlikte şeylerde değişime uğramayan sâbiteleri izah etmeye çalışmışlardır. Arazların her an yenilenmesi ile ilişkilendirilen bu anlayış, Cüveynî tarafından arazın sonluluğu, başka bir arazla veya kendisiyle kāim olamayacağı esasları çerçevesinde ele alınmıştır. Buna göre araz, mekân tutma (mütehayyizlik) niteliğine sahip olmadığından başka bir arazı taşıyamazken; kendisi gibi bir araz olan bekā ile de kāim olamadığından devamlılığı bulunmamaktadır. Nitekim araz ikinci vakitte bâkī olsaydı, benzerinin aynı mekânda olması mümkün olmazdı. Aynı şekilde araz, süreklilik kazansaydı yokluğu da imkânsız olurdu. Çünkü ardışık iki anda bâkī olanın, üçüncü ve sonraki anlarda da yok olması mümkün olmazdı. Ancak duyular arazların yok olduklarını ortaya koymaktadır. Bu nedenle süreksiz ve kesintili bir yapıda olan araz, varlığını kaybettiği her an, aynı zamanda yaratmaya da konu olmaktadır. Kelâmcıların çoğu tarafından kabul edilen sürekli yaratma anlayışı, arazlar üzerinden sistemleştirilmiş olup, cevherlerin yenilenmesini içermemektedir. Cüveynî’nin de arazların yenilenmesi ve cevherlerin devamlılığı şeklinde bir ayrım yaptığı göze çarpmaktadır. Ancak Cüveynî, cevherin bekāsını, yine arazların sürekli yaratılması ile ilişkilendirerek bu meseleyi Allah’ın mutlak kudretiyle çelişmeyecek şekilde izah etmektedir. Ona göre cevherin devamlılık şartı, kendisiyle kāim olan arazın varlığına bağlıdır. Allah cevherin varlığının devamlılığını dilediği müddetçe, onda ard arda bekā arazını yaratmaktadır. Araz yok olduğu takdirde ise cevher de varlığını yitirmektedir. Böylece sürekli yeniden yaratma suretiyle Allah’ın müdahalesi, araz üzerinde doğrudan etkili olurken; cevher de devamlılık şartı olan araza bağlı olarak Allah’ın müdahalesine muhtaç olmaktadır. Böylece bütün olarak evren, Yaratıcı’dan bir an bile müstağni kalmamaktadır. Cüveynî’nin bu yaratma anlayışı, bir yandan zorunlu nedensellik fikrine ket vururken, diğer yandan Fâil-i Muḫtâr yaratıcının sürekli müdahalesini öngören bir Allah-âlem ilişkisi modeli çizmektedir. Önce ve sonra var olan her şeyin Allah’ın yaratmasına bağlı olduğu düşüncesi, âlemdeki nesnelerin kendi tabiatlarında taşıdıkları niteliklerden kaynaklandığı fikrini de geçersiz kılmaktadır.

Konular

  • Islamic Thought and Society Studies
  • Families in Therapy and Culture
  • Islamic Studies and History

Birincil konu Islamic Thought and Society Studies

Yazarlar

  1. EMİNE NUR ERDEM KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ